25.7.09

t e h l i k e n i n f a r k ı n d a m ı s ı n ı z ?!!



“BUNLAR ENGEREKLER VE ÇIYANLARDIR , TANI BUNLARI... TANI DA BÜYÜ...”

işte cumhuriyet gazetesini anlı-şanlı tarihi,az sonra aşağıda okunacağı gibi alman nazi yönetimini desteklemekten,28 şubat a verilen desteğe kadar...

son cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi son derece kışkırtıcı, ahlak ve izan sınırlarını zorlayan reklamlar yayınlıyorlardı..1 defa görmüştüm tersten yazmışlardı artistlik olsun diye..siz yazarsınız da ben yazamaz mıyım ; peh...



t e h l i k e n i n f a r k ı n d a m ı s ı n ı z !!!







Ağustos/Kasım 1930'da, 99 günlük Serbest Cumhuriyet Fırkası deneyinde SCF'ye destek verdi.

1939-1943 arasında Nasyonal Sosyalizm'i ve Alman yayılmacılığını destekledi.

1946'dan 1954'e kadar Demokrat Parti'yi destekledi, 1954'ten sonra DP'ye cephe aldı.

27 Mayıs darbesinini destekledi. 27 Mayıs 1960'daki manşeti: Kahraman Türk ordusu bütün memlekette dün gece sabaha karşı idareyi ele aldı, maksat tarafsız bir idarenin nezaret ve mürakebesi altında süratle yeni seçimlere gitmek ve bu adil seçimler neticesinde hangi taraf kazanırsa idareyi onun ellerine devretmektir. Askeri idare bildiriliyor: Bütün ittifaklarımıza bağlıyız, NATO'ya ve CENTO'ya inanıyoruz ve bağlıyız. Cumhurbaşkanı, meclis başkanı ve bakanlar ordumuzun muhafazası altına alındı.

1960'larda gazete Milli Demokratik Devrim çizgisindeydi. 1962'de Vatan'da yazan İlhan Selçuk gazeteye transfer edildi. Şadi Alkılıç'ın sosyalizm yazısı üzerine gazetede tasfiye başladı. Nadir Nadi çekildi. 1,5 yıl gazete Nadir Nadi'sizdi. Önce Cevat Fehmi Başkut, ardından Ecvet Güresin gazeteyi yönlendirmeye çalıştı. 60'lı yıllar öğrenci hareketleri ve devrimler çağıydı. Cumhuriyet de bu gidişe göre kabuk değiştiriyordu. TİP haberleri başka basında yer almazken Cumhuriyet yer verdi.

12 Mart muhtırası ile oluşan askeri darbeyi önce 9 Mart 1971 darbe teşebbüsü ile beklediği Milli Demokratik Devrim zannedip destekledi, sonra muhalif kaldı. 13 Mart 1971 tarihli Cumhuriyet'in manşetinde 'Devrimci Ordu' ifadesi ile birlikte Komutanların ültimatomu üzerine Demirel istifa etti. Ordu şartları uygulanmazsa yönetime el koymaya kararlı olduğunu bildirdi. Demirel: Muhtıra ile anayasa ve hukuk devleti anlayışını bağdaştırmak mümkün değildir. Ankarada genel kanı: Yeni başbakan partiler dışından olacak.ifadeleri vardı.

12 Mart döneminde İlhan Selçuk tutuklandı. Askerler Faruk Gürler-Muhsin Batur ve Cevdet Sunay-Faik Türün kanatlarıyla yönetimde farklı yöntemleri tartışırken gazete içinde de darbe oldu. Nadir Nadi çekildi. Okurların protestosuyla gazetenin tirajı 50binlerin altına düştü. Sıkıyönetim devrinde gazete sıkı takipteydi. İlhan Selçuk 9 Mart 1971 darbe teşebbüsünü desteklediği gerekçesiyle Ziverbey köşkünde sorguya çekildi. Nadir Nadi yazarın eski yazılarını bastı. Cumhuriyet 1975'de toparlanmışken bu defa Milliyetçi Cephe'nin kışkırttığı ülkücülerle, ve gazeteyi boykot ettiren Dev-Sol'un muhalefetiyle karşılaştı. Tirajı tekrar 100 binlerden aşağı düştü. Dev-Yol daha sert çizgide Demokrat'ı çıkardı, Cumhuriyet 'in bir kısım okurunu çekti.

12 Eylül darbesinde yine aynı kader. Önce askerleri destekledi, 1982 sonlarına doğru eleştiriye başladı. 12 Eylül 1980 nüshası birinci sayfa başlıkları: Parlamento ve hükümet feshedildi. Silahlı kuvvetler yönetime el koydu. Tüm yurtta sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı kondu. Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırıldı. Bu dönemde gazetede Turgut Özal döneminin etkileriyle karışıklıklar çıktı. Nadir Nadi'nin vefatından sonra gazete iyice karıştı. Satış 30 binlere düştü.

7 Kasım seçimlerinde tarafsızdı. 7 Kasım 1983'deki birinci sayfa: ANAP kazandı, tek başına iktidar çoğunluğu Özal'da, HP ikinci, MDP üçüncü parti oldu, kesinleşen milletvekilleri ANAP 204, HP 107, MDP 70.

28 Şubat post modern darbesini destekledi. 90'larda SHP'yi destekledi. 1992'de yeni yönetim gazetenin başına geçti. 63 ve 71'deki sağ darbelerden sonra gazete içinde bu defa liberal bir darbe yapılmak istenmiş, bu da geri tepmişti. Cumhuriyet yine İlhan Selçuk'la eski çizgisine döndü.

Gazete 2007'deki Cumhurbaşkanlığı seçimi için birçok tepki göstermiştir. "Tehlikenin farkında mısınız?" görseliyle büyük yankı uyandırmış olan gazete "Saatler 100 yıl geri alınıyor" sloganıyla da yola çıkarak birçok reklam girişiminde bulunmuştur.

--

ey anlı şanlı ergenekoncular hukukun tokadını yiyeceksiniz er veya geç, peki siz tehlikenin farkında mısınız !!!
şiddetli 1 yusuf yusuf durumu var ki pis ellerinizi şimdi de HSYK ye attınız ama bu oyunda tutmayacak, adaletin şefkatli kollarından !! kaçamayacaksınız efendiler..
vur kadir abi şunlara 1 osmanlı tokadı,hay bileğine kuvvet !!



cumhuriyet gazetesi ergenekon yapılanmasına açıkça destek vermekle kalmıyor ve ayrıca ergenekon savcılarını da açıkça hedef göstermekten de çekinmiyor. siz mi hukuktan,adaletten,cumhuriyet değerlerinden bahsediyorsunuz ; hadi canım güldürmeyin ve daha fazla maskara etmeyin kendinizi...



Son Söz ; sosyalistlerin,devrimcilerin,ilericilerin ve tüm yurtseverlerin üzerinden silindir gibi geçen 12 Mart ve 12 Eylül artıkları işte şu anda Ergenekonun gönüllü avukatları..
bunlar kendilerini ulusalcı,kuvva-i milliyeci,yeniden dirilişçi,büyük türkiye hareketi gönüllüleri v.s gibi isimlerle adlandırmaktadırlar.kendilerine ne isim verirlerse versinler bunların her 1 i tek tek halk düşmanıdır.
12 Martı 12 Eylülü yargılayamadık ama o günlerin devamını ve bu halk düşmanlarını yargılamak,gecikmiş de olsa adaleti yerine getirmek her namuslu devrimci ve yurtseverin görevidir,bu görev onurdur.
hiç kimse aksi ispatlanmadıkça,yargı süreci tamamlanmadıkça suçlu ilan edilemez,elbette doğru ve olması gereken bu genel hukuk ilkesini 1 hukukçu olarak gayet iyi biliyorum ve yine bu hukuk kaidesine saygı göstererek kesinlikle yargılama sürecini yakından izleyerek davanın sonucunu bekleyeceğim fakat ben yalnızca 1 hukukçu değil aynı zamanda nefes alan 1 insanım ve o insanın yüreğinde,beyninde ve ruhunda Ergenekon Terör Örgütü üyeleri ve bu terör örgütünün maddi/manevi destekçileri mahkum olmuşlardır.
Bu davanın ardında binlerce masum ölü,gözü yaşlı anneler,çocuklar,eşler var.
Bu davanın ardında türkiye de ezilen,horlanan,dövülen,sövülen,sürülen,öldürülen yüzbinler var.
Bu davanın ardında amerika veya başka güçler değil,türk derin devletinden yıllarca zulüm görmüş milyonlar var.
Bu davanın ardında yıllardır kemalist bürokratik oligarşinin,faşist cuntaların,sendikaları,partileri,sivil örgütleri kapatan anlayıştan darbe yemiş halklar var.
Bu davanın arkasında güneydoğuda yaşanan kirli savaştan yıllarca palazlananlara karşı acı çekmiş,itilmiş,kakılmış,horlanmış bu ülkenin kurucu unsuru olduğu halde dili,adeti,örfü,kimliği tanınmamış,evlatlarını yitirmiş binlerce kürt anası,yine aynı savaşta evlatlarını,umutlarını,gözlerinin tek ışığını kaybetmiş binlerce türk anası var. gözlerinden yaş,yüreklerinden acı onları terk etmeyen türk ve kürt anaları bu vatan hainlerini tükürükleriyle boğacaklar..

Gerçek işçi sınıfı,
emekçiler,
devrimciler,
yurtseverler,
demokrasi ve özgürlüklerden yana olanlar,
sendikalar,meslek odaları,sivil toplum örgütleri,
aydınlar,
sosyalistler,
aleviler,sünniler,ermeniler,rumlar,türkler,kürtler,araplar,
onurlu tüm insanlar;

ırkçılığa,milliyetçiliğe,faşizme,oligarşiye,militarizme,gericiliğe,darbecilere,cinsiyet ayrımcılığına,her türlü sömürüye,onursuzluğa,bürokratik elitizme,halk düşmanlarına, her türlü menfaat grup ve çetelerine....D U R D E !

--
SİZLER ey darbeci cazgırlar HADDİNİZİ AŞTIĞINIZIN FARKINDA MISINIZ !!!